Melankolinin resmi

SERAY ŞAHİNLER- Nobel Edebiyat Ödülü’nün yeni sahibi Norveçli yazar Jon Fosse oldu. Komite, Fosse’yi “Söylenemeyen- lere ses verdiği yenilikçi tiyatro oyunları ve metinleri” ile ödüle değer gördüğünü açıkladı.  Dag Solstad, Per Petterson, Karl Ove Knausgaard gibi Norveçli yazarları çok seven Türk okurlar için Jon Fosse de tanıdık bir isim. Yazarın “Üçleme”, “Sabahtan Akşama” romanları geçtiğimiz yıllarda dilimize çevrilmişti. Fosse’nin Monokl Yayınları tarafından Türkçe’de yayımlanan son romanı ise “Melankoli I-II”. Jon Fosse’nin 1995 yılında yayımlanan, adıyla müsemma romanı “Melankoli” ilhamını gerçek bir ressamdan alıyor. 1830-1902 yılları arasında yaşamış, Norveç resminin dehalarından kabul edilen Lars Hertervig’in hayatına odaklanan bir ‘melankoli resmi’ bu. Hayatını yazsa roman olacak Hertervig için Fosse kalemi eline alıyor ve delilikle dahiliğin resmini çiziyor…

Jon Fosse

Varoluş sancıları

Hertervig, 1854 yılında öğrenci arkadaşlarının yaptığı acımasız bir şaka nedeniyle zihinsel çöküntü yaşamış, Jon Fosse ise sekiz yaşındayken geçirdiği kazada ölümden dönmüş. Her iki sanatçının hayatındaki bu kırılma noktaları onları aynı zeminde buluşturmuş olabilir.  “Melankoli I-II” üç bölümden oluşan bir roman. İlk bölümde, bir boyacı çırağıyken eğitim için Almanya’ya gelen, yetenekli ressam adayı Hertervig’nin öğrencilik yıllarına uzanıyoruz. Yoksul bir aileden gelen ressamın, zihinsel karmaşası, sanrıları Düsseldorf’a geldikten sonra kendini göstermeye başlıyor. Kırılgan, gizemli, sancılı bir genç Hertervig. Ev sahibinin kızı Helen’e, hocası Hans Gude’ye karşı gel gitlerle ve melankolik hislerle dolu.

Onun karakterine ve aklından geçenlere ortak oldukça okur da kendi sanrıları içinde boğuşmaya başlıyor. İkinci bölüm, 1856 yılında bir Noel Yortusu akşamına uzanıyor, Hertervig bu kez Gaustad Akıl Hastanesi’nde… Tedavi sırasında resim yapması yasaklanmış ve “Acaba resim yaparken mi delirdim” sorularıyla baş başa… “Beni bu güzel havalar mahvetti” dercesine resim yapmanın kendisini hasta ettiğine; çünkü güneşli havalarda çok fazla manzara seyrettiğine kendini inandırıyor. Romanın son bölümünde ise 1991 yılına uzanıyoruz ve yazar Vidme ile tanışıyoruz. 30’lu yaşlarından olan Vidme, insanların görmediklerini gördüğüne inanıyor ve altıncı hisleriyle gördüğü şeylerin anlık görüntülerine takılıp kalıyor. Yeni romana başlayamamanın sancılarıyla geçen günlerden birinde Oslo’daki Ulusal Galeri’de Hertervig’in “Fra Borgøya” isimli tablosunun ‘hayatında gördüğü en müthiş şey’ olduğunu fark ediyor. Hertervig’in varoluşsal sancıları Vidme’nin hayatıyla kesişiyor. Jon Fosse, ressamın zihnine girerek labirentler çiziyor ve okuru bu çıkmazların içinde, Hertervig’in yaşadıklarının kurmaca olup olmadığı, Vidmer karakterinin Fosse’nin kendisi olup olmadığı sorularıyla baş başa bırakıyor.

Kraliyet Bilimler Akademisi’nden Anders Olsson, Fosse’nin eserlerinin “en derin duygulara, kaygılara, güvensizliklere, yaşam ve ölümle ilgili meselelere dokunduğunu” söylüyor. “Melankoli I-II” bu gerekçeyi fazlasıyla tamamlayan katmanlara sahip. Fosse’nin psikoloji, edebiyat ve resmi içine alan, bu denli zor bir denklemi ince işçilikle işleyen yalın anlatımı onun en büyük gücü. Fosse aynı zamanda bir oyun yazarı. Türkiye’de henüz sahnelenen bir oyunu olmasa da dramaturjik gücünü romanlarından takip etmek mümkün.

Lars Hertervig

Manzaranın ardındaki ressam

Manzara resimleriyle üne kavuşan Lars Hertervig, Ekim 1856’da 26 yaşındayken Gaustad Akıl Hastanesi’ne girdi. 71 yaşındaki vefatına kadar hayatı maddi sıkıntılar ve ruhsal çöküntülerle geçti. Son yıllarında yoksullar evine sığındı… 1902’de hayata veda eden Hertervig’in yaşamı öyküsü çekiciliğini hep korudu. İlk biyografisi 1939’da yayımlandı. 1987 yılında Odd Kvaal Pedersen “Narren og hans mester” belgeseline imza attı. 1996’da “Fiyort Manzarası” adlı tablosu 3.2 milyon krona satılarak Norveç’te rekor kırdı.

Ressamın adını dünyaya duyurmada ise Jon Fosse’nin imzası var. Hertervig’e saygı duruşu olan “Melankoli I-II” romanın ardından Norveçli yazar ve şair Paal-Helge Haugen sanatçının yaşamını opera sahnesine taşıdı ve “Hertervig: Ein opera’yı yazdı. Fosse ise 2008’de Paris’te Opera Garnier’de sahnelenen Avusturyalı besteci Georg Freiedrich Haas’ın uyarlaması olan operanın da librettosuydu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*